1980’deki Gwangju Ayaklanması sırasında yaşanan kitlesel ölümlerin yanı sıra, daha sonra yürütülen soruşturmalar dönemin askeri rejimi tarafından bölgeye gönderilen askerlerin tecavüz ve cinsel saldırı suçları işlediğini de ortaya koymuştu.
Gwangju Ayaklanması, Güney Kore’nin demokrasiye giden yolunda dönüm noktalarından biri kabul ediliyor. Ayaklanma, sonraki yedi yıl boyunca demokrasi yanlısı hareketler için bir sembole dönüştü ve 1987’de Chun Doo-hwan rejiminin sona ermesine giden sürecin önünü açtı.
Güney Kore’de bazı kişiler, Starbucks kampanyasının 1987’deki demokrasi hareketine de gönderme yaptığını savundu. Termoslar için hazırlanan tanıtım materyallerinde Korece “tak on the table!” ifadesi kullanıldı. “Tak”, Korecede masaya vurulan bir cismin çıkardığı sese benzeyen bir kelime olarak kullanılıyor. Ancak “tak” ifadesi, 1987’de gözaltında hayatını kaybeden öğrenci aktivistin ölümüyle ilgili polisin yaptığı tartışmalı açıklamada da yer almıştı. Shinsegae Group, sloganın pazarlama ekibi tarafından bir yapay zeka aracından alınan öneriler doğrultusunda seçildiğini belirtti.







