İlk olarak korkarak başladığı arıcılığın, zamanla yaşam biçimi ve geçim kaynağı haline geldiğini belirten Durdane Aktaş, “Pandemi zamanı eşimin ağabeyi 2 kovan arı vermişti, onunla başladık. Önce hobi olarak adım attık, şimdi ise bu iş bizim mesleğimiz haline dönüştü. Eşimle beraber devamlı çalışıyoruz. Artık damızlık arılarla kendi ana arılarımızı kendimiz üretiyoruz. Arılarımız sanki çocuğumuz gibi oldu; birine bir şey olduğunda kendi çocuğumuz gibi üzülüyor, canımızı sıkıyoruz. Bu sene 1 ton bal aldık, net 100 kilo süzme balımız var, diğer kovanlardan da hasadı bekliyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kızılcahamam ve Kahramankazan’daki eğitimlere katıldık. İlkbahar-sonbahar bakımı ve varroa hastalığıyla mücadele eğitimleri aldık, bu sayede bilinçlendik. Bu sene 2 oğlum da bize destek veriyor, onlarla beraber yapıyoruz. Hobi olarak başladığımız bu işten artık kendi paramızı kazanıyoruz. Bu durum bana çok büyük bir güven ve rahatlık verdi. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.







