Tüm bunların ardından Twitter hesabından da sözlerine açıklık getiren ünlü şarkıcı, “Biyolojik mantık olarak tavukların yumurtlama süreci aslında onların bir tür “regl (adet)” döngüsüdür” dedi.
Taşçı, sözlerine “Tabii ki memeli hayvanlar veya insanlar gibi kanamalı bir süreç yaşamazlar ama işleyiş olarak birebir aynı hormonal döngüden geçerler. Dişi tavuk, vücudunda olgunlaşan yumurta hücresini her gün veya iki günde bir dışarı atar. Bizim marketten alıp yediğimiz yumurtalar aslında tavuğun döllenmemiş, yani bebeğe dönüşmeyecek olan yumurta hücresidir” diye devam etti.
Ünlü isim “İnsanlarda döllenme gerçekleşmediğinde rahim duvarı dökülür ve bu durum kanamayla (regl) dışarı atılır. Tavuklar ise memeli olmadıkları için bir rahim duvarına sahip değildir. Onlar döllenmemiş yumurta hücresini kalın bir kabukla sarıp doğrudan dışarı bırakırlar. Yani bir tavuğun yumurtlaması, insanlardaki regl döngüsünün kuşlardaki karşılığıdır. Her gün yediğimiz yumurtalar, aslında tavuğun “regl” döneminin bir ürünüdür. Bilim ne güzel şey!” ifadelerini kullandı.
“BİLİM İNSANI OLSAYDIM ÜNLÜLERE LAF YETİŞTİREMEYECEK KADAR MEŞGUL OLURDUM”
Balık ile ilgili sözleri konusunda kendisine tepki gösteren bir takipçisine de cevap veren Tan Taşçı, “Balıklarda birikebilen ağır metaller (özellikle cıva, kurşun, kadmiyum ve arsenik), uzun süre yüksek miktarlarda maruz kalındığında vücutta birikerek hem fiziksel hem de zihinsel açıdan yıpratıcı etkilere yol açabilir. Bu durum çoğu zaman akut bir zehirlenme gibi aynı gün baş ağrısı ya da belirgin belirtilerle ortaya çıkmaz; haftalar, aylar hatta yıllar içinde gelişen sinsi bir süreçtir ve kronik yorgunluk gibi şikâyetlere neden olabilir” dedi.
Helva konusunda da açıklama yapan Taşçı, “Bunun bilimsel olarak ağır metal zehirlenmesini tedavi ettiğine dair güçlü bir kanıt yoktur. Ancak halk arasında uzun yıllardır süregelen bir inanış vardır. Helvanın içerdiği şeker ve tahin kısa süreli enerji sağlayabilir; bu da kişinin kendini geçici olarak daha iyi hissetmesine neden olabilir. Zamanla bu durum, “helva iyi gelir” inancının yerleşmesine katkı sağlamıştır.”
“Sevgili bilim insanı kardeşim; bırak da insanlar bazen sadece makalelerden değil, kendi deneyimlerinden de bir şeyler öğrenebilsin.Sen Norveç insanları üzerinde hangi bilimsel çalışmayı yaptın nasıl bu kadar eminsin?” diyen ünlü isim, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bilim elbette çok değerlidir ama gözlem ve tecrübe en önemli parçasıdır. Ayrıca şunu da söyleyeyim: Eğer gerçekten bilim insanı olsaydım, sosyal medyada 5 takipçili hesabımla ünlülere laf yetiştiremeyecek kadar meşgul olur ve bilime elle tutulur katkılar sunacak çalışmalar yapardım. Bu da senin için bir analiz olsun!”







