Reuters ajansının değerlendirmesine göre piyasalardaki mevcut tablo, beklentilerin yeniden arz fazlasına kayması yönüyle 2020 yılını andırıyor.
Bu değişimde, piyasa aktörlerinin ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdiği yönündeki varsayımı önemli bir rol oynuyor.
Ancak Washington ve Tahran yönetimlerinin, haziran ayında varılan 60 günlük ateşkesi kalıcı bir anlaşmaya dönüştürmekten henüz uzak olması bu varsayımı riske atıyor.
Suudi Arabistan ve diğer Ortadoğulu üreticiler, Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağı ve Tahran bölgedeki kontrolünü korusa bile tanker geçişlerinin serbestçe süreceği senaryosu üzerinden planlama yapıyor. Boğazın açık kalması durumunda küresel arzın talebi karşılamaya yeteceği tahmin ediliyor.
Satışlarının yaklaşık yüzde 80’ini Asya’ya yapan Aramco’nun fiyat indirimi de bu bölgedeki pazar payını koruma hamlesi olarak yorumlanıyor.
Kpler verilerine göre Suudi Arabistan’ın haziran ayı petrol ihracatı günlük 4,53 milyon varil seviyesine ulaştı. Bu miktar, Mayıs 2013’ten bu yana en düşük seviye olan mayıs ayındaki günlük 3,74 milyon varilin üzerinde bulunuyor.
Buna karşın, ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik hava saldırılarına başlamasından önceki üç aylık ortalama olan günlük 6,55 milyon varillik ihracat seviyesinin halen yaklaşık 2 milyon varil altında kalındığını gösteriyor.
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumundaki Çin, Saudi Aramco için en kritik pazarlar arasında yer almasına rağmen Suudi şirketi bu ülkede ciddi bir pazar kaybı yaşadı.




