İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bugün yaptığı açıklamada istifa edeceğini ve parlamento eylül ayında yeniden açıldığında yeni liderin göreve geleceğini bildirdi.
Bu gelişmeyle birlikte Birleşik Krallık, son 10 yılda yedinci liderini seçmeye hazırlanıyor. İngiliz siyasetindeki istikrarsızlığı sona erdirme vaadiyle iki yıldan kısa süre önce ezici bir seçim zaferi kazanan Starmer, partisinin kendisinin gitmesini istediğinin açık olduğunu ifade etti.
Starmer, kendisinin yerine geçecek isim için adaylık başvurularının 9 Temmuz’da başlayacağını açıkladı. Ancak başbakanın rakibi olan Andy Burnham, yarışın en güçlü adayı olarak öne çıkıyor.
Başbakanlık önünde gazetecilere açıklamalarda bulunan Starmer, görevden ayrılma kararını “olgunlukla karşıladığını” ifade etti.
Starmer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Partimin bugün karşı karşıya olduğu temel soru, bir sonraki genel seçime İşçi Partisi’ni taşıyacak en doğru kişinin ben olup olmadığıdır. Parlamento grubumuzun bu konudaki değerlendirmesini dinledim ve verdiği kararı saygıyla kabul ediyorum. Görev sürem boyunca aldığım her kararda ülkemizin çıkarlarını önceliklendirmeye çalıştım. Bu nedenle İşçi Partisi liderliğinden ayrılma kararı aldım. Bu sabah Majesteleri Kral ile görüşerek kendisini kararım hakkında bilgilendirdim.”
Görevden ayrılma sürecine ilişkin takvimi de paylaşan Starmer, İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi’nden adaylık sürecinin 9 Temmuz’da başlayıp yaz tatili öncesinde tamamlanmasını öngören bir plan hazırlamasını talep edeceğini söyledi.
Başbakan, “Bir liderlik yarışı yaşanması halinde, yeni liderin Parlamento eylül ayında yeniden çalışmalarına başlamadan önce göreve gelmesi mümkün olacak. Süreç sonuçlanana kadar başbakanlık görevimi sürdürecek ve yetkinin sorunsuz biçimde devredilmesi için elimden geleni yapacağım” dedi.
Konuşmasının sonunda, “ülkenin en önemli görevlerinden birini” bırakırken, bir eş ve baba olarak hayatındaki “en önemli sorumluluklara” daha fazla zaman ayıracağını belirten Starmer, duygusal anlar yaşadı.
“YİNE BİR DEPREMLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
NTV Londra Temsilcisi Gökhan Bozkurt, “Birleşik Krallık siyasetinde yine bir depremle karşı karşıyayız.” diyerek şu açıklamalarda bulundu:
“Bu sabah saatlerinde kameralar karşısına geçen Keir Starmer, İşçi Partisi liderliğinden ve başbakanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı. Starmer, son günlerde bir baskıyla karşı karşıyaydı. Art arda gelen hatalarla gelen baskılar, Mandelson skandalıyla birlikte doruğa çıkmıştı. Ama Starmer, gelen bu baskılara rağmen ısrarla koltuğunda kalacağını ve her türlü savaşın içinde mücadele edeceğini söylüyordu. Ancak İngiliz siyasetinin kaderini belirleyen en kritik seçim bölgesi olan Makerfield’de seçmenin Andy Burnham’a göstermiş olduğu güven sonrası, Starmer bizzat kendi destekçileri tarafından gelen istifa çağrılarına kulak tıkayamadı.”
“İKİ YIL İÇERİNDE DEVRALDIKLARI PARTİ GİBİ BAŞBAKANLIK KRİZİNİN İÇİNE GİRDİLER”
İngiltere’de siyasi bir krizin yaşandığını oldukça açık olduğunu da söyleyen Bozkurt, “Bu manzara ile Muhafazalar Parti döneminde de sıklıkla karşılaştık. İşçi Partisi, iktidara gelirken ülkeyi bir kaos görüntüsüne sürüklemeyeceklerini, sürekli başbakanlık değişiklikleriyle ülke ekonomisini kötüye götürecek adımların içinde olmayacaklarına yönelik vaadde bulunmuşlardı. Ama İşçi Partisi de Muhafazakar Parti gibi tam da o manzaranın göbeğinde buldu kendini. 2024’te ezici bir zaferler iktidarı devralmışlardı. Ve iki yıl içerisinde iktidarı devraldıkları Muhafazakar Parti gibi bir başbakanlık kriziyle karşı karşıya.” dedi.
BASKI SON AYLARDA GİDEREK ARTTI
Starmer üzerindeki aylardır biriken baskı, cuma günü Greater Manchester Belediye Başkanı Burnham’ın, ulusal kamuoyu yoklamalarında bir yılı aşkın süredir ilk sırada yer alan Nigel Farage liderliğindeki Reform UK partisinin adayını yenerek Westminster’daki parlamento seçimini kazanmasıyla hızla arttı.
Bu zafer, İşçi Partisi milletvekillerine, güçlü iletişim becerileriyle tanınan kariyer siyasetçisi Burnham’ın partinin gidişatını değiştirebileceği yönünde umut verdi. Starmer döneminde partinin halk desteği gerilerken, Başbakan’ın popülarite oranları da bir İngiliz lider için kaydedilen en düşük seviyelere gerilemişti.
Açıklama sırasında duygulandığı ve sesinin titrediği görülen Starmer, çalışma arkadaşlarına destekleri için teşekkür ederken eşi ve çocuklarına da saygılarını sundu.
Starmer’ın yatırımcılar tarafından büyük ölçüde beklenen açıklamasının ardından sterlin ve İngiliz devlet tahvilleri istikrarlı seyrini korudu.
Görevin sorunsuz şekilde devredilmesi çabalarına rağmen lider değişimi belirli riskler taşıyor.
Ülkenin temel bir değişime ve yaşam maliyetlerinin düşürülmesine ihtiyacı olduğunu söyleyen Burnham, dış ilişkiler, ekonomi ve savunma konularındaki yaklaşımını henüz netleştirmedi.
Burnham da tıpkı Starmer gibi, ek borçlanmaya karşı çıkan tahvil piyasası yatırımcıları tarafından hareket alanı kısıtlanmış ve ülkenin düzgün işlemediğini düşünen öfkeli bir seçmen kitlesiyle karşı karşıya kalabilir.
İngiltere, yüksek borç yükü, faiz ödemeleri, yıllardır süren zayıf ekonomik büyüme, harcamaları kısma konusundaki zorluklar ve savunma gibi alanlara yapılması gereken yatırım ihtiyacı nedeniyle G7 ülkeleri arasında en yüksek borçlanma maliyetine sahip ülke konumunda bulunuyor.
Reuters’ın görüşüne başvurduğu yatırımcılar, geçen eylülde İngiltere’nin tahvil piyasalarına bağımlı olmaktan kurtulması gerektiğini söyleyen Burnham’ın piyasaları rahatlatma ihtiyacına saygı duyup duymayacağı konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Burnham daha sonra bu ifadelerinin yanlış yansıtıldığını belirtmişti.
Citibank ekonomistleri ise cuma günü yayımladıkları notta, Burnham liderliğindeki bir hükümetin anlamlı bir değişim gerçekleştirmek için çok az araca sahip, güvencesiz bir mali durum devralacağı değerlendirmesinde bulundu.
STARMER DAHA ÖNCE ‘MÜCADELE’ MESAJI VERMİŞTİ
Starmer cuma günü yaptığı açıklamada, kendisini değiştirmeyi amaçlayan herhangi bir resmi İşçi Partisi liderlik yarışında aday olacağını söylemişti, ancak bu tutumun hafta sonu değiştiği görüldü.
Starmer’ın yerine geçecek isim, İngiltere’nin bu hafta 10. yıl dönümüne giren Avrupa Birliği’nden ayrılma (Brexit) oylamasından bu yana göreve gelen yedinci başbakanı olacak.
Yaklaşık iki yüzyıldır İngiltere’de görülen en yüksek lider değişimi hızı, yaşam standartlarını ve kamu hizmetlerini iyileştirme ile yasa dışı göçle mücadele konularındaki ardışık başarısızlıklara öfkeli olan seçmenlerin desteğini koruma mücadelesinin bir göstergesi niteliği taşıyor.
Siyasi danışmanlık grubu Eurasia, en iyi senaryonun Starmer’ın eylül ayında görevi bırakacağını açıklaması olduğunu kaydetmişti.
Bu durumun Starmer’ın temmuz ayındaki Birleşik Krallık-Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden başlatma zirvesine katılmasına olanak tanıyacağı ve Burnham’a hükümet hazırlığı için zaman kazandıracağı belirtilmişti.







