ANKARA – BHA
Spor yorumcusu Bahadır Bulut,”Milyon Euroluk Ayaklar Yaşlanır, Armalar Asla!” adlı yazısında şu ifadelere yer verdi:
Futbolun şafağında her şey basitti: Bir top, bir meydan ve o topun peşinden koşan tutkulu insanlar… Felsefi olarak bakarsak, oyuncu yoksa oyun da yoktur; sistem yönetilecek bir öz bulamaz. Fakat modern dünyanın kurulan yeni düzeninde, bu romantik denklem çoktan değişti. Bugün futbolu ayakta tutan, ona nefes aldıran ve onu ölümsüz kılan asıl güç kulüplerdir.
Neden mi?
İnsan fânidir. En yetenekli ayaklar bile zamanın acımasızlığına karşı koyamaz. Futbolcular sakatlanır, yaşlanır, formdan düşer ve bir gün o yeşil sahalara kaçınılmaz olarak veda ederler. Sahne ışıkları söner, geriye sadece anılar kalır.
Ama kulüpler yaşlanmaz.
Kulüpler, asırlardır devam eden ve her jenerasyonda kendisini daha da gençleştiren yaşayan organizmalardır. Bir futbolcu gider, onun yerine bir başkası gelir; armanın altındaki isimler sürekli yenilenir ama o armanın kendisi, renkleri ve temsil ettiği kültür yüzyıllar boyunca dimdik ayakta kalır. Kulüp olmasa, en dahi futbolcu bile yeteneğini sergileyecek, yarışacak ve kendisini var edecek o meşru zemini bulamaz. Kulüpler, bireysel yeteneklerin kaybolup gitmesini engelleyen, onları bir amaca bağlayan devasa fabrikalardır.
İşte bu yüzden, yeni düzende asıl olan isimler değil, kurumlardır. Futbolu bir bayrak yarışına dönüştüren ve o bayrağı yüzyıllar boyunca elden ele taşıyan yegane unsur kulüp hafızasıdır.
Peki, yıldızların parlayıp söndüğü bu düzende, asırlık kulüplerin geleceğini gerçekten kimler inşa ediyor? Vitrindeki oyuncular mı, yoksa arka plandaki o devasa kurumsal akıl mı?
Esen kalın sporla kalın…
Spor yorumcusu & Hakem






