Dünyanın en kirli başkenti belli oldu


İsviçre hava izleme ajansı IQAir tarafından yayımlanan 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu’na göre, 143 ülke ve 9 bin 446 şehirden toplanan veriler hava kirliliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının ve temiz enerjiye geçişin kritik önemini ortaya koyuyor.

 

Elektrik üretimini büyük ölçüde fosil yakıtlardan karşılayan Yeni Delhi’de elektriğin önemli bir kısmı ulusal şebekeden sağlandığı için ülkenin fosil yakıt bağımlılığıyla paralel bir yapı sergiliyor.

 

Buna göre, dünya genelinde yalnızca 13 ülke ve bölge, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen yıllık 5 mikrogram/metreküp (μg/m³) PM2.5 sınır değerini karşılayabiliyor. PM2.5, havada bulunan ve çapı 2,5 mikrometreden küçük olan ince partikül maddeleri ifade ederken, bu parçacıklar solunum yoluyla akciğerlere kadar ulaşarak uzun vadede ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor.

 

ORTA VE GÜNEY ASYA HAVA KİRLİLİĞİNDE ÖNE ÇIKIYOR

 

Yeni Delhi, 2025’te yüksek kirlilik düzeyini sürdürerek, üst üste sekizinci kez dünyanın en kirli başkenti oldu.

 

Bangladeş’in başkenti Dakka, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe ve Çad’ın başkenti Encemine en kirli şehirler arasında yer aldı.

 

Öte yandan, hava kalitesinin en iyi olduğu başkentler arasında Fransız Polinezya’sından Papeete ilk sırada yer alırken, Porto Riko’nun başkenti San Juan ve Barbados’un başkenti Bridgetown listenin üst sıralarında yer aldı.

 

Ankara’nın hava kalitesi ile listede 80. sırada değerlendirildi.

 

ÇEVRESEL FAKTÖRLER HAVA KALİTESİNİ ETKİLİYOR

 

Raporda, 2025’te hava kalitesindeki bozulmada çevresel faktörlerin etkisine de değinildi. Özellikle Kanada ve Avrupa’da rekor seviyelere ulaşan orman yangınlarının atmosfere yaydığı yoğun partikül maddelerin küresel hava kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi.

 

Hava kirliliğinin kaynaklarına ilişkin değerlendirmede ise fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri, ulaşım ve enerji üretimi başlıca unsurlar olarak öne çıktı. Evsel ısınma, tarımsal yakma faaliyetleri ve düşük kaliteli yakıt kullanımı da özellikle gelişmekte olan ülkelerde kirliliği artıran faktörler arasında yer aldı.

 

Ayrıca, yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı ve dizel jeneratör kullanımı da yeni bir emisyon kaynağı olarak gösterildi. Doğal kaynaklar arasında ise orman yangınlarının yanı sıra toz fırtınaları ve volkanik faaliyetlerin hava kalitesi üzerinde etkili olduğu vurgulandı.

 

Hava kirliliğiyle mücadelede kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için enerji üretiminde daha temiz kaynakların önemine işaret edilen raporda, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının yalnızca emisyonları azaltmadığı, çevresel ve sağlık risklerinin azaltılmasında önemli bir araç olduğu kaydedildi.


  • Son Haberler

    Rusya: Putin ve Erdoğan’ın düzenli temasları, siyasi diyaloğun gelişiminde kilit rol oynuyor

    Bakanlıktan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan‘ın 15-17 Haziran’da Rusya’ya gerçekleştireceği çalışma ziyaretine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.   Fidan’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşeceği belirtilen açıklamada, “İki bakan görüşmede, ABD…

    Anlaşma beklenirken İsrail Lübnan’ı vurdu. Trump’tan İsrail’e tepki. “Anlaşmaya Lübnan da dahil”

    İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan‘ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.   Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail savaş uçakları…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir